İsmail Yaşa

Yerinde bir açıklama


16.04.2018

Amerika, İngiltere ve Fransa'nın önceki gün sabaha karşı Suriye rejimine yönelik düzenledikleri ortak harekâtı Türkiye “Yerinde bir tepki” olarak niteledi.

Dışişleri Bakanlığı, konuyla ilgili yaptığı açıklamada, “Rejim tarafından gerçekleştirildiği yönünde güçlü şüphe bulunan Duma saldırısı karşısında tüm insanlığın vicdanına tercüman olan bu operasyonu memnuniyetle karşılıyoruz” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan da operasyonu doğru bulduğunu açıkça ifade ederek, Suriye rejiminin daha önce de birçok kez gerçekleştirdiği kimyasal saldırının cevapsız bırakılmasının düşünülemeyeceğini söyledi.

Dışişleri Bakanlığı'nın ve Cumhurbaşkanı'nın açıklamalarına yönelik “Daha dikkatli ifadeler kullanılabilirdi” şeklinde birtakım eleştiriler oldu.

Söz konusu eleştirilerin çoğunda göz ardı edilen bir nokta var:

Amerika'yı eleştireceğiz derken Beşşar El-Esed'i savunma pozisyonuna düşme tehlikesi.

Algı operasyonlarının zirve yaptığı bir süreçten geçiyoruz.

Bu nedenle dolaylı da olsa Suriye rejimine arka çıkma anlamına gelecek ifadelerden kaçınmak gerekiyor.

Suriye rejimini hedef alan saldırılar üzerine Hamas da bir bildiri yayınladı.

“Amerika ve müttefiklerinin Suriye topraklarına yaptığı saldırı ümmete yapılmıştır” diyen Hamas, Arap ülkelerini aralarındaki sorunları çözerek birlik olmaya davet etti.

Hareketin meramı Suriye rejimini savunmak olmasa da bu bildiri Arap sokağında Filistin davasına gönül veren ve Hamas'ı destekleyen çevrelerden, özellikle Suriyelilerden ve devrime sempati duyanlardan ciddi tepki aldı.

Eleştiriler özetle şöyle:

“Beşşar El-Esed'i hedef alan bir saldırı nasıl olur da ümmete yapılmış bir saldırı olarak görülebilir?”

“Ümmete bir saldırı varsa, Rusya ve İran o saldırıyı Suriye'de yıllardır yapıyor.”

“Hamas'tan Amerika'nın saldırısını desteklemesini beklemeyiz. Fakat en azından sessiz kalamaz mıydı? Ne gerek vardı?”

Hamas liderleri ve harekete yakın isimler söylenmek istenenin ne olduğunu izah etmeye çalışadursunlar, bildirinin yol açtığı olumsuz algı çoktan yayıldı.

Suriye rejimi adlı caninin vahşetine İslam dünyası engel olamadı.

Bizim görüntülerini dahi izlemeye tahammül edemediğimiz acıları Suriye halkı yaşadı.

ABD Başkanı Donald Trump'ın saldırı sinyali vermesiyle birlikte Beşşar El-Esed ve yandaşlarının duyduğu korku, tarifi imkânsız acılar yaşayan o insanlara az da olsa teselli oldu.

Eleştirilecekse Suriye rejimini hedef alan saldırının yetersiz olduğu eleştirilmeli.

Erdoğan'ın da dile getirdiği gibi, kimyasal saldırıya gösterilen hassasiyetin rejimin konvansiyonel silahlarla katlettiği yüz binlerce masum Suriyeli için de sergilenmesi talep edilmeli.

Fakat Amerika'nın kötü niyetinden yola çıkarak Suriye rejiminin vurulmasına karşı çıkmak şuna benziyor:

Mahallede oldukça azgın, sağa-sola saldıran bir köpek var.

Yaşlı, genç, kadın, erkek, çocuk ısırmadık kimse bırakmamış.

Mahalleli canından bezdiği halde sahibi tarafından korunan köpeğe bir şey yapamıyor.

Hatta bazıları, “Aman köpeğe dokunmayın, yoksa sahibiyle aramız bozulur ve mahallede kardeş kavgası çıkar” diyor.

Bu arada meydanı boş bulan köpek de daha fazla kişiyi ısırmaya devam ediyor.

Sonra bir gün mahalle dışından birileri köpeği hedef alıyor.

Başka birileri de mahalleye saldırı düzenlendiğini söyleyerek başlıyor yaygaraya.

Kimse kusura bakmasın ama kendi müdahale edemezken dışarıdan hiç kimsenin de müdahale etmemesini istemenin adı “mahalleyi savunmak” değil “köpeği kollamak”tır.

 



    YORUM YAZ

YORUMLAR

Foto Galeriler Videolar Yazarlar Günün Özeti
ÇOK OKUNANLAR
TİMETÜRK SON HABERLER
TİMETÜRK BİYOGRAFİ