Hayrettin Özcan

Üzgünüm, Almanya değişmeyecek


19.9.2017

Merhaba sevgili okurlar.
Bugünden itibaren haftada bir kez bu sütunda sizlerle birlikte hasbihal edeceğiz.
Batı'dan; özellikle Almanya'dan, Türkiye görüntüsünü sizlere yansıtmaya çalışacağız.
Yorumlarken, tabiiki iğnelemeyi de unutmayacağız.

AB'de ve Türkiye'de (bir kısım) siyasilerin nefesini tutarak sonucunu beklediği Almanya'daki federal seçim 24 Eylül 2017'de yapılacak ve yine CDU/CSU koalisyonunun adayı şimdiki Başbakan Angela Merkel galip gelecek.  Büyük ümitlerle "kudretliler" tarafından muhalefet partisi SPD'nin başına "tepeden indirilen" Martin Schulz muhalefette kalacak.  Yani, iktidar ve muhalefetin durumunda bir değişiklik olmayacak. Ancak... Almanya'da yabancı düşmanlığının şu an en doruk noktada olmasını "fırsata çevirmeye çalışan" aşırı sağcı olarak bildiğimiz AfD partisi, Yeşiller ve Sol Parti'yi geride bırakarak bir sürpriz yapıp 3. parti olabilir.

Almanya'da iktidarın değişmeyeceğinden emin olmamın sebei ise SPD Partisi'nin genel başkanı Martin Schulz.

AB Parlamentosu'ndan istifa edip partinin başına geçtiğinde medyada müthiş bir hava estirildi. Her alanda yapılan haberlerle epeyce şişirilen „Schulz Balonu“ zamanla sönüverdi. İl kgünlerdeki ümitler şu an yok.
Alman devlet televizyonunda Başbakan Angela Merkel ile canlı yayında "kapışan" sosyal demokratların büyük ümidi Martin Schulz, yapılan anketlere göre de Merkel'e karşı bir varlık gösteremedi.

Bendeniz, Kemal Kılıçdaroğlu ile Martin Schulz'u siyasi arenada bir birine çok benzetirim.
Ayrı ırktan olduklarını bilmesem "aynı yumurta ikizi bunlar" derdim.
Her ikisinin de partinin başına geçiş serüvenleri hemen hemen aynı...
Her ikisinin de ekonomiyle alakalı söylemlerini birbirine benzetiyorum.
Mülteci ve sığınmacılar konusunda da benzerlikleri var...
Ne tesadüf!...
Martin Schulz da seçimi kaybederse partisinde genel başkanlığa devam edecek...
Kemal Kılıçdaroğlu'nun Başkan Erdoğan ile canlı yayında tartışmak istediği hepimizin malumu. Martin Schulz da televizyonda Başbakan Angela Merkel ile bir kez daha canlı yayında "kapışmak" istiyor.
Eh...
Her ikisinin de Türkiye hakkındaki görüşlerinin nasıl olduğunu sizlerin tahminine bırakıyorum.

Bir asırdan fazla bir süreden beri okullarda öğretildiği gibi "müttefikimiz" sayılan Almanya'nın son zamanlarda Türkiye karşıtlığı acaba seçim sonrası sona erer mi?
Bu soruya "evet, sona erer. Çünkü bu Türkiye karşıtlığı sadece geçici, seçim malzemesi" demek isterdim. Ama maalesef... Aynı çekişme bir süre el altından yapılsa da vazgeçilmeyecek.

Kredi almayan...
İş, proje vermeyen...
Haddini aşıp, pazarlık yapmaya kalkan...
AB'den hakkını almak isteyen ve de
Silah almayan bir Türkiye iyi bir müttefik sayılmayacağı için rahat bırakılmayacak.

25 Eylül'den sonra yine Alman medyasında; gazetecilerin (gazetecilik görevlerinden dolayı tutuklanmamış dahi olsalar) hapse atıldığı temcit pilavı gibi öne sürülecek.

Turizmin bittiğini...
Turistleri Erdoğan'ın tutuklattığını...
Yolsuzlukların her geçen gün arttığını...
Recep Tayyip Erdoğan'ın diktatör olduğunu...
Ekonominin her geçen gün daha da kötüye gittiğini...
15 Temmuz'un iktidar tarafından planlanmış olabileceğini...
Binlerce FETÖ'cü memurun "mahkemede sorgulanarak" mağdur edildiğini bozuk plak takılması gibi dinleyeceğiz .

Batıyı tanımayan aydınlarımız boşuna ümitlenmesinler.



    YORUM YAZ

YORUMLAR

/ 20.9.2017 08:54:53
Hayrettin bey yeni vazifen de başarılar dilerim.Güzel analiz.
/ 20.9.2017 08:39:36
Hayırlı olsun. Kalemin dert görmesin. Sabri Arslan
Foto Galeriler Videolar Yazarlar Günün Özeti
ÇOK OKUNANLAR
TİMETÜRK SON HABERLER
TİMETÜRK BİYOGRAFİ