Ümmü Gülsüm


Mısırlı ses sanatkarı Ümmü Gülsüm. Ümmü Gülsüm kimdir? Ses sanatçısı Gülsümü ilk keşfeden kimdi? Neden erkek giysileri giyerek şarkı söyledi?

Ümmü Gülsüm; 4 Mayıs 1904 tarihinde Mısır‘da Dakhaliye eyaletinde Tamay Zahayra köyünde bir imamın kızı olarak doğdu. Babası İbrahim Elbeltaci tarafından keşfedilen sesinin ilk eğitimini henüz beş yaşındayken Kur'an-ı Kerîm okumayı öğrenerek yaptı. Kuran'ın tamamını ezbere okuyabiliyordu. 12 yaşına geldiği zaman ise o dönemde küçük kızların şarkı söylemeleri günah olarak kabul edildiği için babası tarafından üzerine erkek giysileri giydirilerek komşularına ve yakın köylere, özellikle Ramazan gecelerinde götürülerek ilahiler, kasideler ve Kuran okutulurdu. 

EĞİTİMİ

1923 yılında babası Kahire‘ye götürerek ses eğitimi aldırdı. Kariyerinin bu noktasında Ahmad Rami adında ünlü bir şairle tanıştırıldı ve dersler almaya başladı. Şiir ve Fasih Arapça dersleri için götürüldüğü Ahmad Rami'nin onun için yazdığı yaklaşık yüz otuz yedi şarkıyı da daha sonraları seslendirdi.

Önceleri Mısırlı aristokratların evlerindeki gece toplantılarında şarkılar söyleyerek seçkin çevrelerin arasına girmeyi başardı. 

Mısır Kralı Faruk döneminde kralın doğum gününde şarkılar okuyacak kadar saray çevresinde el üzerinde tutuldu. Ümmü Gülsüm mezzosoprano-kontralto arası bir sese sahiptir. Sesi kadın ve erkek sesi arasında bir ses olarak kabul edilir. Yedi ile sekiz oktav arası bir sese sahiptir. Ses telleri her saniye yaklaşık 14.000 titreşim üretmektedir, ancak gençliğindeki titreşimin ne kadar olduğu hesaplanamamıştır. Eşsiz bir sesi ve nefesi vardı. Aynı notayı bir buçuk dakika boyunca basabildiği de bunun eşsiz örneklerinden biridir.En ünlü Mısırlı besteciler, ona şarkı yapmak için yarıştı.

Muhammed Abdülvahab, Riyad el Sunbati, Muhammed el Kasabci gibi ünlü bestekârların eserlerini yorumladı. Okuduğu üç yüze yakın sayıda besteler arasında İnta Omri, Daret el Ayyam, Atlal, Elif Leyla ve Leyla, Hagartak, El Nil, Ala Beled-il Mahbub, Baed Annak, El Hobb Kullu, Tala-al Bedru Aleyna, Leilet-il Hobb, Ya Masaharny sayılabilir.

Mısır'da geniş halk kitlelerine ulaşmak için sinemayı ustalıkla kullandı ve o dönemde bütün Ortadoğu ve Türkiye'de de gösterilen altı filmde başrol oynadı. 1937 yılında Mısır Radyosu ile yaptığı ve her ayın ilk Cuma gecesi (yani Perşembe gecesi) saatlerce sürecek canlı konser programlarıyla ününün doruğuna ulaşmayı başardı. Böylece kendisini konserlerinde izleyemeyecek kadar yoksul olan halkına ulaştığı gibi Fas'tan Türkiye'ye kadar olağanüstü büyük bir coğrafyada sesini sevenlerine duyurdu. Konserleri unutulmazdı, şarkı söyleyeceği saatlerde Arap ülkelerinin liderleri konuşma yapmazdı. Sokaklar boşalır, halk sokaklara çıkarılan radyolarının başında onun sesini dinlerdi.

Krallık rejiminin 1952'de sona ermesiyle Ümmü Gülsüm'ün radyo konserleri kısa bir süre yasaklandıysa da bu yasak, yanlışlığın anlaşılmasıyla bizzat Mısır Arap milliyetçilerinin başı ve Ümmü Gülsüm hayranı Abdülnasır'ın emriyle kaldırıldı. Arap-İsrail savaşlarında büyük bir zafer beklerken Mısır ordularının bozguna uğraması, onu derinden yaraladı. Mısır'ın kaybettiği maddî zararlar ve daha önemlisi prestijin yeniden Ortadoğu'da kazandırılabilmesi için ülkesi yararına konserler vermek üzere Fas, Kuveyt, Libya, Lübnan, Sudan, Tunus gibi Arap ülkelerinde konserler verdi. Kazandığı yaklaşık 2½ milyon sterlini mücevherleriyle birlikte olduğu gibi Mısır hükümetine bağışlaması, halkının kalbindeki yerini sağlamlaştırdı.

Kralın amcalarından biri olan Şerif Sabri Paşa 1946′da Ümmü Gülsüm ile evlenmek istedi, ancak kraliyet ailesi, bu evliliğe şiddetle karşı çıktı. Evlenemeyince çok üzüldü. Aşk hayatındaki hayal kırıklığı yüzünden duygusal olarak çöküntü yaşadığı bu dönemde Gülsüm, bestekar ve udi Mahmut Şerif'le evlendi ancak bu evlilik birkaç gün sürdü.

1954 yılında şair Ahmed Rami'nin kendisiyle tanıştırdığı Dr. Hasan el Hifnavi ile evlendi. Hiç çocuğu olmadı.

Ümmü Gülsüm, Arap ülkeleri dışında sadece Fransa'da 1967 yılında muhteşem bir konser verdi. Bu konser Paris Olympia Konser Salonu'nda olağanüstü ilgiyle karşılandı. 

Ümmü Gülsüm sesiyle, yorumuyla, okuduğu bestelerle tam bir İslâm-Arap ruhunu dinleyicisine sundu. Şarkılarda sesiyle yaptığı yorumlar eşsizdi. Bu nedenle okuduğu bir bestenin ne kadar sürede biteceği bilinemezdi. Her birinde değişik yerlere yaptığı vurgularla şekilden şekile soktuğu tekrarlamalar seyircisi tarafından bıkmadan dinlenirdi. Verdiği konserler olay olur, halk taşkınlık yapardı. 

Ümmü Gülsüm, 1975 yılında vefat etti. Kahire'deki cenazesine katılan insanlar, yaklaşık 4½ milyon kişiyle Mısır devlet başkanı Cemal Abdülnasır'ın cenazesine katılanlardan daha çok sayıdaydı.



    YORUM YAZ

YORUMLAR

Foto Galeriler Videolar Yazarlar Günün Özeti
ÇOK OKUNANLAR
TİMETÜRK SON HABERLER
TİMETÜRK BİYOGRAFİ