İsmail Yaşa

Tevekkül Kerman’ın laiklik çıkışı


3.9.2018 1

Nobel ödüllü Yemenli kadın aktivist Tevekkül Kerman, sosyal paylaşım siteleri aracılığıyla yaptığı açıklamada, çözümün demokratik laik devlette olduğunu söyleyerek, “Kâhinlikten kurtulmak için laiklik ve diktatörden kurtulmak için demokrasi” dedi.

Laikliğin ve demokrasinin eninde sonunda geleceğini söyledi.

“İslamcı” olarak tasnif edilen ve Müslüman Kardeşler'e yakın kabul edilen Kerman'ın bu çıkışı Arap sokağında epey gürültü kopardı.

Müslüman Kardeşleri ve genelde İslamcıları en büyük düşmanları olarak gören Birleşik Arap Emirlikleri, Suudi Arabistan, Bahreyn ve Mısır gibi ülkelerdeki rejim taraftarları Yemenli kadın aktivistin laiklik çıkışıyla alay etti.

Darbe yanlısı Mısır gazetesi El-Yevm Es-Sabi', Kerman'ın Türklere şirin görünmeye ve İhvancı Erdoğan rejiminden en basit haklarını alma mücadelesi veren insanların dikkatlerini başka yöne çekmeye çalıştığını iddia ederek saçmalamada zirve yaptı.

İslamcı entelektüellerden de Kerman'a itiraz edenler oldu.

Katar'da yaşayan Moritanyalı akademisyen Muhammed Muhtar Eş-Şankıti onlardan biri.

“Anlaşılan yolculuktan bitkin düşen Tevekkül Kerman laik teoriye uyum sağlayanlar kervanına katılmış” diyen Eş-Şankıti, Yemenli kadın aktivistin jakoben laiklik döneminin çoktan geride kaldığını unuttuğunu söyledi.

İslam'ı Hıristiyanlaştırmanın ve İslam'a siyasi ruhbanlık dayatmanın imkânsız olduğuna dikkat çeken Moritanyalı akademisyen, Arap ülkelerinin bugünkü kötü durumunun sorumlusunun laik seçkinlerin halk iradesine karşı tahakkümü olduğunu ifade etti.

Tevekkül Kerman da Eş-Şankiti'nin eleştirisine cevap vererek, “Ez-Zevahiri, El-Bağdadi, Hasan Nasrallah, Tahran mollaları, Necef Ayetullahları, Âlu'ş-Şeyh ve Necd fakihleri, Ali Cuma, bizim Yemen'deki El-Hucuri, Ez-Zindani, Ebu'l-Abbas, Hani bin Bureyk ve benzerleriyle oturun. Arzu ettiğiniz devlet modelinde ittifak edin. Biz sizinleyiz” dedi.

Bölgedeki mezhep ve cemaat çatışmalarının giderek şiddetlendiğini ve son Müslüman kanı akmadan sona ermeyecek gibi göründüğünü söyleyen Kerman, çözümün “laik demokrasi” olduğu görüşünü yineledi.

Yemenli kadın aktivist, savunduğu laikliğin BAE Washington Büyükelçisi Yusuf El-Uteybe'nin ve Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed Bin Selman'ın laikliğinden farklı olduğunu belirterek, BAE ve Suudi Arabistan'ın laik demokrasiye karşı olduğunu hatırlattı.

Müslüman Kardeşler Cemaati'nin sloganı yıllar boyu “Çözüm İslam'da” idi.

Arap Baharı sürecinde seçimlere gidilirken söz konusu slogan “Çözüm demokraside” şeklinde revize edildi.

Tevekkül Kerman, bunu bir adım öteye daha taşıyarak, “Çözüm laik demokraside” çıkışında bulundu.

Fakat şunu hatırlatmakta yarar var.

Nobel ödülüyle birlikte gelen şöhrete rağmen, Tevekkül Kerman'ın İslamcıları ve Müslüman Kardeşler'i temsil ettiği veya üzerlerinde etkiye sahip bir kanaat önderi olduğu söylenemez.

Gündeme getirdiği de yeni bir tartışma değil.

Eş-Şankıti'ye “Nasıl bir İslam devleti modeli istiyorsunuz?” sorusuyla meydan okuyan Kerman, bu soruyu sorarken “Yemen için nasıl bir laik devlet modeli istiyorsun?” sorusunu cevapsız bırakmamalı.

“Laik demokrasi” derken Fransa'nın laikliğini mi, Amerika'nın ya da İngiltere'ninkini mi kastediyor, açıklamalı.

Şu ana kadarki yazdıklarından Yemenli aktivistin tepkisinin daha çok Arap ülkelerindeki diktatör rejimlerin hem laikliği hem de dini aynı anda kullanmasına olduğu anlaşılıyor.

Fakat Kerman'ın gözden kaçırdığı bir nokta daha var.

Laik demokratik Batı ülkeleri, Arap coğrafyasındaki diktatör rejimlere güçlü bir şekilde destek veriyor.

Yemenli kadın aktivist, laik demokrasi söyleminin diktatörlere verilen o desteği keseceğini sanıyorsa fena halde yanılıyor.



    YORUM YAZ

YORUMLAR

Foto Galeriler Videolar Günün Özeti
ÇOK OKUNANLAR
TİMETÜRK SON HABERLER
TİMETÜRK BİYOGRAFİ