İsmail Yaşa

Ne yapmalı?


13.8.2018

Darbe gecesi sabaha kadar Türkiye için dua eden milyonlarca Müslüman ülkemizin bu kez ekonomik bir saldırıyla karşı karşıya olduğunun farkında.

Sosyal medyada Arapça, İngilizce ve hatta Türkçe paylaşımlarla Türkiye'nin yanında olduklarını ifade ediyorlar.

Kuveyt'te, Katar'da Türk Lirası satın alanlar gibi birçoğu bu savaşta Türkiye'ye destek için ellerinden geleni yapmaya hazır.

Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak yeni ekonomi modelini tanıtırken ABD Başkanı Donald Trump'ın Türkiye'yle çelik ve alüminyum ticaretinde gümrük vergilerinin iki katına çıkarılması kararını imzaladığını Twitter hesabında ilan etmesi de TL'nin dolar karşısındaki değer kaybının sebebinin ekonomik değil siyasi olduğunu net bir şekilde gösterdi.

İslam dünyası Amerika'nın Türkiye'ye saldırdığını görüyor ve niçin saldırdığını çok iyi biliyor.

15 Temmuz'da Türk halkı caddelere ve sokaklara çıkıp ülkemizi işgale karşı kahramanca savundu.

Bu savaşta da elinden geleni yapacağından hiç şüphem yok.

Fakat bu kez mücadelenin yükünü yalnız başına üstlenmek zorunda değiliz.

Türkiye'ye destek olmak ve bu uğurda elinden geleni yapmak isteyenlere bizimle birlikte savaşma fırsatı vermeliyiz.

Hain darbe girişimine karşı koyan Türk halkının bu saldırıyı da püskürteceğine inanan ve Müslüman Türklerin Amerika'ya direnme gururuna ortak olmak isteyen, kendilerini bizimle aynı gemide gören kardeşlerimize yol göstermeliyiz.

Ekonomi uzmanları TL'nin değerini korumak için neler yapılabileceğini söylemeli.

TL'yi dolar gibi, euro gibi dünyanın her yanında, en azından gönül coğrafyamız olan bölgelerde yaygın bir şekilde kullanılan para birimi haline getirmeliyiz.

Bunun için bizim de davranış biçimlerimizi gözden geçirmemiz gerekiyor.

Yurt dışına çıkan, hacca ve umreye giden herkes daha kullanışlı ve her yerde geçer düşüncesiyle dolar satın almaktan vazgeçmeli.

Bir miktar kaybı da olsa TL veya yerel para birimi götürmeli.

İnsani yardım ve kurban organizasyonları, benzeri tüm faaliyetler mümkün olduğunca TL ile yapılmalı.

TL'ye herkesten önce biz kendimiz güvenmeli ve sahip çıkmalıyız.

Katar, dört Arap ülkesinin ilişkilerini keserek aniden uygulamaya başladığı ablukayı fırsata çevirdi.

Akıllı bir şekilde direnmeyi başarabilirsek ABD'nin Türkiye'ye çektiği operasyonu lehimize döndürebiliriz.

Her şeyden önce paniklememeli ve kendimize güvenmeli, uzun soluklu bir mücadeleye hazır olmalıyız.

15 Temmuz gecesi bu millet darbeye direnirken büyük bir şuur ve dayanışma örneği gösterdi.

Bugün de aynı şekilde kenetlenmek zorundayız.

Doların fiyatının yükseltilmesinin amacı, halkı “Bu hükümet ülkeyi yönetemiyor” düşüncesine sevk etmek.

Ülkede gerçek anlamda bir kriz yok.

Rakamlar ortada.

Yani bir anlamda psikolojik savaşla karşı karşıyayız.

Bu nedenle neler olup bittiğini halka açık ve net bir şekilde, anlaşılır bir dille açıklamalıyız.

Gözümüzün önünde sallanan dolar rakamlarına odaklanıp hipnotize olmamalıyız.

Ekonomi sadece dolar değil.

Bu arada, dolarla borçlandığı için zor duruma düşenlere yardımcı olmalıyız.

“TL ile karz-ı hasane” bu durumlarda başvurulabilecek en güzel çözümlerden biri.

Devlet kurumlarının ve yerel yönetimlerin de yapması gerekenler var elbette.

Örneğin israfa son vermekle işe başlayabilirler.

Geçenlerde öğle vakti katıldığım bir cenaze töreninde belediye başkanının makam aracının bir saatten fazla boş yere çalıştırıldığına şahit oldum.

Makam şoförü kliması açık aracın içini soğuk tutmaya çalışıyordu.

Ülkemiz petrol denizi üzerinde yüzse bile böyle bir davranış doğru değil.

Yazık, günah…



    YORUM YAZ

YORUMLAR

Foto Galeriler Videolar Yazarlar Günün Özeti
ÇOK OKUNANLAR
TİMETÜRK SON HABERLER
TİMETÜRK BİYOGRAFİ