Muin Naim

Kudüs ve Aksa ziyareti


15.8.2017

Mescidi Aksa'da yaşanan Siyonist saldırıların son dönemde artması ile birlikte daha önce kısık sesle veya çekinerek yapılan Kudüs'ü ve Mescidi Aksa'yı ziyaret etme çağrıları Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın çağrısı ile birlikte daha da netleşti ve çok büyük destek bulmasıyla beraber karşı çıkan görüşün de ortaya çıkmasıyla tartışmalar başladı.

Bu konuda 3 farklı görüş var. Her birisi Filistin davasını desteklemek ve Kudüs'ü koruma niyetinde olduğunu söylenmekte ve bu 3 görüşü savunan taraftarlar var.

Baştan söyleyeyim bu konu ile ilgili verilen dini fetvalar siyasi ve gündem şartlarına göre verilen fetvalar. Lakin fetva verecek kadar dini ilmim olmadığı için fetvalara doğru veya yanlış deme niyetim yok.

Bu görüşlerin en eskisi ve hala saygınlığıyla bilenen birçok âlimin destek verdiği "Mescidi Aksa'ya destekleyin ama gitmeyin" çağrısıdır ve bu çağrıyı fetva vererek destekleyenler vardır. Bu görüşün sebebi Mescidi Aksa'ya gitmenin ve İsrail İşgal rejimi vizesi almanın, aslında İsrail işgal devletini tanımak ve desteklemek anlamına geldiği düşüncesidir.

Bu görüş Özellikle 1980'li yıllarda ve bazı Arap rejiminin güdümünde olan din adamlarının öncülüyle başlatılan asıl amacı İsrail İşgal Devleti ile Arap ülkelerin ilişkileri normalleştirmek isteyen girişime karşı geliştirilen bir Fetvadır ve Uluslararası İslam Alemi birliği başkanı Dr. Yusuf Karadavi ile birlikte birçok Arap din adamı ve şahsiyet desteklemektedir. 

Ve bu fetva verildikten sonra birçok kez tartışmaya açılmıştır ve hatta ‘batıda yaşayan Müslümanlar bu fetvadan müstesnadır' açıklaması yapmıştır. 

Diğer görüş ise 80'li yıllarda hiçbir koşul ve şart olmaksızın Mescidi Aksaya gidin ve ziyaret edin diyen özellikle İsrail İşgal Devleti ile ilişkileri normalleştiren ilk Arap lideri Sedat döneminin resmi ve dini kurumların daveti olarak ortaya çıktı.

Bu görüşün hedefi, Filistin'i desteklemek değil tam tersi Siyonist İşgalin sonucu İşgal rejimi ile Arap toplumları arasında oluşan duvarları yıkmak ve Sedat'ın başlattığı ilişkileri geliştirmek ve yaymaktır. Buna İsrail İşgal Devleti de destek olarak bu topraklara gelenlerin pasaportlarına hiçbir mühür basılmayacağını ve hatta 3. ülke üzerinden ziyaretçilerin gelebileceğini açıklamıştı. Aslında üstte bahsedilen görüşün gelişimini iyi takip edenlerin önünde resim net bir şekilde görülmektedir. Siyonist İşgal Devleti ile ilişkileri geliştirmek için Mescidi Aksa'yı araç olarak kullananlara karşı Yusuf el-Karadavi gibi âlimlerin bir savunma mekanizması olarak ‘gitmeyin' çağrısı yaptığı net bir şekilde görülmektedir.

Bu üsteki katı iki görüş ile yıllardır Kudüs'ten uzak kalan Müslümanlar, Kudüs'e ve Mescidi Aksa'ya yabancı kaldılar ve hatta propaganda ile daha kolay kandırılmaya müsait duruma düştüler. Bu sebeple ya hep ya hiç mantığının artık değişmesi gerektiğini ve bu günlerin şartlarına göre bir savunma ve destek mekanizması geliştirmemiz gerektiğine inanıyorum. Bunu yaparken de Siyonist işgal rejimin işine yarayacak ve tüm İslam alemi ile ilişkisi normalleştirecek duruma getirmemek için elimizden geleni yapmalıyız. 

Sayın Cumhurbaşkanın çağırısına gelecek olursak aslında Siyonist İşgal Devleti ile 68 yıldır ilişkisi olan Türkiye gibi ülkeler için yerinde ve doğru bir çağrı olduğunu düşünüyorum. Belki İsrail işgal devletin istemediği bir durumdur. Kazanmak istediği kötü ilişkide olduğu Müslüman ülkelerdir. İlişkilerin normal olduğu ülke vatandaşlarının ziyaretleri uygun bir şekilde yapıldığı zaman büyük bir kısmı Filistinlilere ve Filistin davasına desteğe dönüşecektir ama İşgal rejimi ile ilişkisi olmayan veya İşgal Devletine sınır Arap ülke vatandaşlarının gitmesi yarar – zarar hesabında yarardan daha çok zararı olduğunu görürüz. Mescid-i Aksa Muhafızı Raed Salah da İşgal Devleti ile ilişkisi olan ülke vatandaşlarının Kudüs'ü ziyaret etmeleri görüşündedir.

Son olarak bu davete icabet edilmesi gerektiğine inanırken bazı hususlara dikkat çekmek isterim:

- Kudüs'e giden uçakların biletleri indirim yapan THY teşekkür ettikten sonra bu fiyatları imkân oldukça daha da indirmesi ve çoğaltılması temenni ediyorum. 

- Kudüs'e giden kardeşlerimizin kaldıkları oteller, yemek yedikleri restoranlar, alışveriş yaptıkları dükkanların kesinlikle Filistinliler ait olmasını dikkat etmelidirler ki ziyaretin amaçlarından ekonomik destek yerini bulsun. 

- Kudüs turu yapan firmaların Kudüs ve Filistin ziyaretleri üstteki maddede temenni ettiklerimin yanında insanları bilgilendirirken kullandıkları görüş ve terimlerin Müslümanların hassasiyetine riayet ederek yapmalıdırlar ki Kudüs Müslümanca bilinmeli ve İşgalin propagandasına araç olunmamalı. 

- Oraya gitmeye nasibi olanların Kudüs'te ve Filistin'in değişik yerlerinde gördükleri Filistinlilerle iletişim kurmalı ve kendini Türkiye'den geldiğini anlatmalı ki kardeşlik ve Ümmetçilik pekiştirsin.



    YORUM YAZ

YORUMLAR

Foto Galeriler Videolar Yazarlar Günün Özeti
ÇOK OKUNANLAR
TİMETÜRK SON HABERLER
TİMETÜRK BİYOGRAFİ