İsmail Yaşa

İsrail ne yapmaya çalışıyor?


11.07.2018

Parlamenter sistemden cumhurbaşkanlığı hükümet sistemine geçen Türkiye önceki gün tarihi anlara şahit oldu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan Meclis'te yemin edip yeni sistemin ilk cumhurbaşkanı olarak göreve başladı.

Türkiye'de yepyeni bir sayfa açıldığı gün müjdeli bir haber de İsrail'de gözaltında tutulan Ebru Özkan'dan geldi.

İsrail askeri mahkemesi Özkan'ın şartlı tahliyesine karar verdi.

Yazıyı gazeteye gönderdiğim ana kadar İsrail savcılığı mahkemenin şartlı tahliye kararına itiraz etmemişti ve 11 Haziran'da gözaltına alınan Özkan'ın serbest bırakılması bekleniyordu.

Son anda itiraz etmezse ve Özkan'ın şartlı tahliyesi gerçekleşse dahi henüz dava bitmiş değil.

Pasaportuna el konulacak ve haftada iki gün en yakın karakola imza vermeye gidecek.

Kudüs'ü ve Mescid-i Aksa'yı ziyarete giden bir Türk vatandaşının İstanbul'a dönmek için gittiği Ben Gurion Havaalanı'nda gözaltına alınması ve akıbeti hakkında günlerce hiçbir bilgiye ulaşılamaması yeterince can sıkıcıydı.

Bunun üzerine bir de elleri ve ayakları zincirli şekilde mahkemeye çıkarılışını gösteren fotoğrafların gelmesi duyarlı herkesi yaraladı.

Oysa o görüntüler kasıtlı olarak, Türkiye'ye ve Türklere hakaret etmek ve canlarını sıkmak amacıyla servis edilmişti.

Hatırlarsanız İsrail ordusunun Gazze Şeridi sınırında çok sayıda masum Filistinliyi katletmesi üzerine Türkiye ve İsrail arasında diplomatik restleşme yaşanmıştı.

Ankara'nın “Ülkene dön” mesajı verdiği İsrail Büyükelçisi Eitan Naeh bir süre önce Türkiye'den ayrılıp İsrail'e giderken İstanbul Atatürk Havalimanı'nda kameralar önünde güvenlik kontrolünden geçirilmiş ve görüntüleri tüm dünyada yayınlanmıştı.

İsrail Dışişleri Bakanlığı sözcüsü Emmanuel Maşon da bu olay üzerine yaptığı açıklamada, "Büyükelçimiz alenen küçük düşürülmüştür" demişti.

İşte İsrail bir Türk vatandaşını gözaltına alarak ve zincirleyerek kendince o olayın intikamını alıyor.

Özkan'ın gözaltına alınıp yargılanmasının bir amacı da Kudüs'e ve Mescid-i Aksa'ya koşan Türklerin gözünü korkutmak.

İsrail aslında Kudüs'e turist gelmesini istiyor.

Bununla birlikte Türklerin Kudüs halkına sahip çıkmasından da rahatsız oluyor.

Böyle çelişkili bir durum var ortada.

Çünkü Türkler oraya İsrail turizmine katkıda bulunmak için gitmiyor.

Bilakis Mescid-i Aksa'yı boş bırakmamaya, Kudüs esnafına destek olmaya ve halkına yalnız olmadığını hissettirmeye gidiyor.

Ebru Özkan gözaltına alınan ilk Türk vatandaşı değil.

Böyle giderse son da olmayacak.

Fakat İsrail'in baskıları ve ayak oyunları bizi Kudüs'ten ve Mescid-i Aksa'dan alıkoymamalı.

İşgal yönetiminin bir diğer amacı da TİKA'nın ve Kudüs halkına destek olan Türkiyeli sivil toplum kuruluşlarının faaliyetlerini bir takım uyduruk delillerle engellemek.

İsrail medyasında yayınlanan haberler bu yönde bir çalışma yapıldığını söylüyor.

TİKA'nın ve STK'ların faaliyetlerine hâlihazırda birçok engel çıkaran işgalcilerin önümüzdeki günlerde Türklerin Kudüs halkına yaptığı yardımlara yeni bir takım kısıtlamalar getirmesi sürpriz olmaz.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın verdiği bir söz var:

“Kudüs'ü çocuk katillerinin insafına bırakmayacağız.”

İsrail ne yaparsa yapsın Türkiye'nin Kudüs halkına desteğini -Allah'ın izniyle- engelleyemeyecek.

Yine de akıllı hareket etmek, fevri davranışlardan kaçınmak ve işgalcilerin tuzaklarına düşmemek zorundayız.



    YORUM YAZ

YORUMLAR

Foto Galeriler Videolar Yazarlar Günün Özeti
ÇOK OKUNANLAR
TİMETÜRK SON HABERLER
TİMETÜRK BİYOGRAFİ