İran eski Cumhurbaşkanı Hatemi’nin uyarıları, ne anlama geliyor?

İran eski Cumhurbaşkanı Hatemi’nin uyarıları, ne anlama geliyor?

“İran eski Cumhurbaşkanı Muhammed Hatemi’nin sözlerinin fazla yankı bulmaması ve sosyal medyada İranlıların tepkilerine maruz kalması; ülke içindeki makul seslerin giderek etkisini kaybetmeye başlaması olarak yorumlanabilir.”

İran eski Cumhurbaşkanı Hatemi’nin uyarıları, ne anlama geliyor?
16.5.2020 13:35:55

Hakkı Uygur

İran eski Cumhurbaşkanı Muhammed Hatemi internet üzerinden bir video kaydı yayınlayarak çeşitli konulara değinen bir konuşma yaptı. Ülke içinde yayın yasağı bulunan Hatemi'nin uzunca sayılacak bir aradan sonra kamuoyuna seslenmesi bazı açılardan üzerinde durulmayı hak ediyor.

Konuşmasına İslam tarihinden ve Hz. Hasan'ın hayat hikâyesinden örnekler vererek başlayan Hatemi, dinî diktatörlüğün din adına yönetim iddiasına rağmen insanların özgürlüğünü elinden aldığını ancak Hz. Hasan'ın da ömrü boyunca bu anlayışla mücadele ettiğini ifade etti. Hz. Hasan'ın doğum günü münasebetiyle Devrim Rehberi Ayetullah Hamenei de geçtiğimiz hafta Twitter üzerinden bir paylaşım yaparak Hz. Hasan'ın İslam tarihinin en cesur siması olduğunu ileri sürmüştü. Bazı gözlemciler Hamenei'nin Obama Dönemi'nde imzalanan Nükleer Anlaşma'yı Hz. Hasan'ın Muaviye ile anlaşmasına benzeterek “Kahramanca Yumuşama” olarak kavramsallaştırdığını hatırlatıp bunun ABD ile yeni bir anlaşmanın işareti olabileceğini ileri sürmüştü. İran siyasi geleneğinde gündemdeki iç ve dış politika konularına dair İslam tarihinden çeşitli iktibaslara ve benzetmelere yer verilmesi yaygın bir uygulama olmasına rağmen Hatemi'nin konuşmasına Emeviler bağlamında da olsa dinî diktatörlük vurgusu ile başlaması dikkat çekiciydi.

Hatemi konuşmasında, İran'ı ve dünyayı derinden etkileyen koronavirüs salgınının insanın acizliğini bir kez daha ortaya koyduğunu, yol açtığı maddi ve manevi sorunların yanı sıra insanlığa nefis muhasebesi için yeni pencereler açtığını söyledi. Hükûmetin, sağlık çalışanlarının özverili çabalarıyla büyük başarılar elde ettiğinin altını çizen eski Cumhurbaşkanı yöneticilerin bu durumdan son zamanlarda iyice şiddetlenen devlet-millet ihtilafını tamir etmek için faydalanması gerektiğini aksi takdirde ülkenin, ilerleyen dönemlerde ciddi sorunlarla karşılaşabileceğini iddia etti. Ülkedeki sorun alanlarının bir hayli fazla olduğunu ve bunların başında ekonomik sorunların geldiğini belirten reformcu lider, yeni seçilen milletvekillerine halkın çoğunluğunun Meclis seçimlerine katılmadığını hatırlatarak onları seçimlerden ümidini kesen kesimlerin de vekili olmaya çağırdı. Aksi hâlde toplumsal huzursuzlukların yeniden patlak verebileceğini belirten Hatemi, konuşması esnasında hiçbir siyasi beklenti içinde ve iktidar talebinde olmadığını vurgulayan ifadeler de kullandı. Konuşmasının sonunda siyasi tutuklulara af talebinde bulunan Hatemi, yapılan hatalardan dönülmesi için hâlâ geç olmadığının altını çizdi.

1997-2005 yılları arasında cumhurbaşkanlığı yapan Muhammed Hatemi hâlen İran'da reformcu kanadın önde gelen isimleri arasında yer alıyor. Hatemi tartışmalı 2009 Seçimlerinden beri ev hapsinde bulunan Mir Hüseyin Musevi ve Mehdi Kerrubi gibi liderlere verdiği destek yüzünden zor günler geçirmişti. Nitekim bu baskıların devamı olarak üzerindeki yayın yasağı hâlâ daha sürüyor. Son Meclis Seçimlerinin ortaya koyduğu üzere ülkede siyaset sahnesinden neredeyse silinme noktasında olan reformcu kesimlerin Ruhani ile giriştikleri ittifak çabaları da bekledikleri sonucu vermemiş özellikle ABD ile ilişkilerin gerilmesi ile birlikte siyaset sahnesinden dışlanmışlardı. Böylesi bir dönemde Hatemi'nin mesaj yayınlaması önemlidir. Zira kendisinin de altını çizdiği üzere bu konuşmayı bir seçim yatırımı ya da siyasi hamle yerine akil adam tavrı olarak değerlendirmek daha doğru olacaktır. Siyasi kaderi büyük ölçüde Mir Hüseyin Musevi ile birlikte şekillenen, 1997'de Musevi'nin Hamenei'nin vetosunu aşamaması üzerine aday olan ve siyasetçi yönünden çok uzlaşmacı kültür adamı kimliği ile öne çıkan Hatemi, şahsının ya da ev hapsindeki Yeşil Hareket liderlerinin yakın gelecekte siyasi bir şanslarının olmadığını bilecek tecrübeye sahip. Dolayısıyla sözlerinde samimi olduğu ve reformcuların sistem içindeki ikballerinden çok ülkenin genel maslahatını düşünerek kamuoyuna seslenmek istediği düşünülebilir.

ABD'nin uygulamaya başladığı ağır yaptırımların ikinci yılında ekonomik açıdan zor günler geçiren, düşük petrol fiyatları ve tüm dünyayı etkisi altına alan salgın nedeniyle yaşam şartlarının iyice ağırlaştığı İran; özellikle ocak ayının başından beri Kasım Süleymani suikastı ile başlayan, Ukrayna yolcu uçağının düşürülmesi ile devam eden sıkıntılı bir süreç daha yaşıyor. Son olarak 11 Mayıs'ta İran ordusuna bağlı Deniz Kuvvetlerine ait Cameran adlı fırkateynin Umman Denizi'ndeki Cask yakınlarında kendi askerî lojistik gemisini vurması ve onlarca askerin ölümüne ve yaralanmasına neden olması yeni tartışmalara yol açtı. İran bölgesel askerî varlığına yönelik olarak nitelik ve nicelik açısından her geçen gün artış gösteren İsrail'in hava saldırılarına cevap vermezken bu tür askerî hataların tekrarlanması gençler arasında hararetli tartışmalara neden oluyor. Halk üzerindeki ekonomik baskı artarken kendisini güçlü hissettiği sert güç alanında da bu tür hayal kırıklıkları ile karşılaşan yönetimin bir yandan nükleer faaliyetlerine hız vermesi diğer yandan Körfez'deki ABD donanmasını taciz ve tehdit etmesi birçok makul kanaat önderinin endişelenmesine yol açıyor.

Hatemi'nin sözlerinin normalde reformcu çizgisiyle öne çıkan kesimlerde, yine büyük ölçüde Yeşil Hareket taraftarı isimlerce yönetilen yurt dışı Farsça medyada fazla yankı bulmaması ve sosyal medyada İranlıların tepkilerine maruz kalması; ülke içindeki makul seslerin giderek etkisini kaybetmeye başlaması olarak yorumlanabilir. Koronavirüs salgınının hafiflemesiyle birlikte ısınması beklenen siyasi ve ekonomik tartışmaların geleceği Hatemi'nin uyarılarının yerinde olup olmadığını da ortaya koyacaktır.

Kaynak: https://www.iramcenter.org/

*İçerik orijinal haline bağlı kalınarak verilmiştir. Bu makalede yer alan görüşler yazarına aittir.


    YORUM YAZ