Hakan Albayrak

Hep kahır, hep kahır


16.6.2018

Memleketin gidişatındaki fenalıklardan bahsetmediğim her yazıma sinirleniyorsun.

Fenalıkları da yazıyorum; ama her gün yazmayınca kesmiyor seni.

İki elini beline koyup müstehzi bir edayla diyorsun ki: ‘Ne oldu Hakan Efendi? Dün o fenalığı yazınca kulağını çektiler herhalde. Bugün böyle alâkasız bir mevzuda yazdığına göre…'

Yahu, o alâkaya kendi isteğimle çay demlemiş olamaz mıyım?

Bırak da rahat rahat içeyim şu çayı.

***

Hele sevinçli bir yazı yazdım mı küplere biniyorsun.

İstiyorsun ki hep kahır, hep kahır olsun yazılarımda.

Benim yazılarımda, onun yazılarında, şunun yazılarında, bunun yazılarında; hep kahır, hep kahır…

Tam kadro ve mütemadiyen kahır…

Bir de Fas'taki iftar geleneğinden filan bahsetmiyor muyum?

Öfkeden çatlıyorsun ‘Dolar 5 liraya çıkarken bu ne lan!' diye.

Doların yükselişinden ben de muzdaribim; ama hayatta ızdırap vermeyen şeyler de var işte, ne yapayım?

***

Belli ki sen 7/24 kahrediyorsun ve öyle yapmayanları boğasın geliyor.

Kahra ara verilmesine hiç tahammülün yok.

Şimdi “Selamun aleyküm” desem, “Ne selamı kardeşim? Selam mı bıraktılar memlekette? Esenlik mi bıraktılar?” diye bağıracaksın.

Bayramını kutlasam, “Ne bayramı? Bu ortamda bayram mı olur?” diye kükreyeceksin.

Hele “Mutlu bayramlar” deme gafletinde bulunsam, yandığımın resmidir.

İyice boş bulunup “Nasılsın” diye sorsam… Aman aman!

***

Bir şey söyleyeyim mi?

Dur, en iyisi Cem Karaca'dan bir şarkı söyleyeyim:

“Hep kahır, hep kahır, hep kahır, hep kahır; bıktım be!...”



    YORUM YAZ

YORUMLAR

Foto Galeriler Videolar Günün Özeti
ÇOK OKUNANLAR
TİMETÜRK SON HABERLER
TİMETÜRK BİYOGRAFİ