Girişimcilik ekosisteminde tanınan isimlerden birisi olan Emir Avcı’dan girişimci adaylarına tavsiye

“ Sıfırdan grup şirketi düzeyine gelmek elbette büyük bir emek gerektiriyor. Kimse oturduğu yerden bir şirkete sahip olmuyor. Bugün girişimcilik ekosisteminde adından söz ettiren Avcı Grubu’nun kurucusu Emir Avcı, girişimci adaylarına yol göstermek adına tavsiyelerde bulundu. ”

Girişimcilik ekosisteminde tanınan isimlerden birisi olan Emir Avcı’dan girişimci adaylarına tavsiye
21.1.2020 16:40:41

Sıfırdan grup şirketi düzeyine gelmek elbette büyük bir emek gerektiriyor. Kimse oturduğu yerden bir şirkete sahip olmuyor. Bugün girişimcilik ekosisteminde adından söz ettiren Avcı Grubu'nun kurucusu Emir Avcı, girişimci adaylarına yol göstermek adına tavsiyelerde bulundu. ”

Avcı Grubu'nun temeli 2007 yılında şirketlere butik web tasarım yapan bir ajansla atıldı. O zamanlar internet emekleme aşamasındaydı. Kurumsal firmalara yapılan işi anlatabilmek hiçde kolay değildi. Şimdi bu başarı hikayesinin bir bölümünü Emir Avcı'dan dinleyeceğiz.

İlk olarak teknolojiye merakınız nasıl başladı?

İlk merakımın başlaması tamamen babamın eve bilgisayar getirmesiyle başladı. Tabi 2000'li yıllarda bilgisayar çok yaygın değildi. O yıllarda bilgisayar insanların gözünde çok akıllı, değerli ve öğrenilmesi zor cihazlardı. Hatta o yıllarda temeli atılan bir meslek dalı olarak da bilgisayar operatörlüğü diye bir personel arayışı başlamıştı. İşte bilgisayar bilecek, bilgi girecek, sipariş alacak, müşteri carilerini bilgisayar üzerinde tutacak tarzında işverenin talepleri vardı. Bu sayede hem bilgisayar kursları hemde kurumları artmaya başladı. O zaman ben bilgisayar öğrenmenin, ehliyeti olan birinin iş bulmasına ya da dil bilen birinin hiç bir yeteneğe sahip olmasa da bir iş bulabileceğine inanıyordum. Öylede oldu.

Türkiye'de girişimcilik ekosisteminde etkisi olan birisiniz. Hem kurumsal hemde bireysel anlamda deneyimleriniz var. Sizi bu yola yönlendiren neydi?

Ben sıfırdan başlamayı seven biriyim. Adı konulmamış, belirsiz alanları belirgin hale getirmeyi seviyorum. Yaptığınız bir işin başarılı olması ve devamlı atakta olmanız sizi girişimci yapıyor. Ben serbest olduğumda çok iyi iş çıkaran biriyim. O nedenle sürekli olarak kendimi bildim bileli ne iş yapıyorsun sorusuna karşılık “kendime çalışıyorum” cevabını veriyordum. Beni bu alana yönlendiren düşünce tarzımdı elbette.Kısacası yaptıklarım bana yetmediğini hissettiğim an kendimi yeni bir girişim içinde buluyordum. Bu haz beni doyuruyordu. Bir futbolcu düşünün ki gol atmaktan hiç sıkılmıyor. Koşuyor, mücadele veriyor ve sonunda golü atıp mutlu oluyor. Attıkça atası geliyor. İşte bende böyleyim.

Hayatınızda hiç zorlandınız mı? Girişimci adayları nelere dikkat etmeli?

2007 yılında girişimci olmaya karar verdim. Aslında yaptığım kararın bir girişimcilik olduğunu sonradan öğrendim. O zamanlarda yaptığınız işleri insanlara anlatmak ve onu pazarlamak çok zordu. Internet Türkiye'de emekleme aşamasındaydı. Daha girişimciliğin ne olduğu belli değildi. Bugün ki kadar yaygın değildi. Konulara eksikliğim vardı. Örnek olacak kişiler su yüzüne çıkmamıştı. Sürekli olarak potansiyel müşteri arama peşindeydim. Beni en iyi onların anlayacağını düşünüyordum. Çok kapıdan ters çevrildim. Anlatmak istediğim konuları işle ilişkilendiremedim. Vermek istediğinizle, işi birleştirip bunu pazarlamak bir profesyonellik istiyordu. Bunun için bir metodolojim yoktu. Bu konuda çok zorlandım. Girişimcilere önerim yapacakları işi çok iyi bilmeleri, çok çalışmalarının gerektiğini akıldan çıkarmamaları, parayı değil de yapacakları faydayı düşünmeleri, zamanı doğru yönetmeleri ve özgüvenli olmaları çok daha yerinde olacaktır.

Kendinizi nasıl geliştirdiniz?

Hiç eğitim almadım. Fazlaca ölçülü meraka sahibim. Ve inat tarzında araştırma tutkusuna sahibim. Yurtdışı kaynaklarını türkçeye çevirerek, çatpat çıkan anlamları birleştirerek kendime notlar alır, uygulardım. Mesleki alanda ismimi yaptıktan sonra bir çok iş girişiminde bulundum. Başarılı olan başarısız olan iş girişimlerim oldu. Kendime dersler çıkardım. Çünkü çok düşüşlü, kalkışlı dönemler yaşadım. Ben kendimi üniversite son sınıf öğrencilerine ve kurumsal şirketlere konferanslar, hizmetler ve eğitimler verirken keşfettim. İnsan ilk önce kendini keşfetmeli, tanımalı ve o olanda ilerlemeli. Ben böyle yaptım. Başarının ilk adımı kendini bilmekle oluyor. Sonrasında o alana yöneliyorsun. Gelişimin hız kazanmış oluyor. Böylece sürekli geliştirme peşinde koşuyorsun. Çok kitap, makale okuyup, o makaleden, kitaptan dersler çıkaran, yön alan bir yapıya sahibim. Kitap okuyorum demek için okumuyorum. 50 TL'lik kitaptan, 100 BİN TL'lik bilgiler ediniyorum. Kendimi böyle geliştiriyorum.

Girişimci nasıl olmalı?

Vizyon sahibi olmalılar, bir işi detaylarına kadar çok iyi bilmeliler, hedef belirlemeliler, gece gündüz mesai kavramını bilmeliler, zamanı iyi kullanmalılar, özgüvene sahip olmalılar, yatırımı, al-sat kavramını iyi bilmeliler. Çok çalışmalılar.

İş hayatında neyi çok önemsiyorsunuz?

Valla ağızdan çıkan ilk sözü çok dikkate alırım. Ben ilk ne dediysem onu yerine getiririm. Çalıştığım insanlara çok değer veririm. İş hayatımda sabretmeyi, çok çalışmayı, hoşgörülü olmayı, tasarruflu olmayı, egoyu arka cebe koymayı çok önemserim. İşimizi iyi yaparsak, devamının da geleceğine inanarak çalışır ve çalışan arkadaşlarıma bunu da bir bir anlatırım. Yaptığımız işin iyi olduğunu diğer yapılan işlerin özetinden anlarım. Yanımda, kendimden zeki insanlarla çalışmayı severim.

Sıfırdan gelmek size neyi anlatıyor?

Sıfırdan gelenler genelde “tırnaklarımla kazıyıp geldim” sözünü çok kullanır. Haklılarda.. Ama ben o duygusallığa kapılmayı istemiyorum. Hayatın bir gerçeğide çalışmak olduğuna inanıyorum. Sıfırdan gelmek bana fazla çalışmayı, emek vermeyi, tatili unutmayı (en azından hedefe ulaşana kadar), sabretmeyi, dayanabilmeyi anlatıyor.

Böylesine büyük bir şirket olmayı düşünüyor muydunuz?

Hayatımda işimle ilgili hedeflerim oldu. Ama şirket olacağım diye olmadı. Şunu söyleyebilirim ki tek istediğim, mesleğimde ismimin olmasıydı. Diğer türlü arabam olsun, evim olsun, yatım, katım olsun gibi düşüncelerim asla olmadı. Olmadığı içinde sürekli işe yönelik yatırımlarda bulundum. Benim için en büyük yatırım iş alanıdır. Sanırım buda beni grup şirketi olma yoluna götürdü. Ve oldu. Allah'a şükürler olsun.

Başarlı olmanın asıl sırrı nedir?

Her şeyden önce kendine inanman, hedef koyman, sabretmen ve çok çalışman diye sıralayabilirim. Kimse öğrenmek istediklerini hava yoluyla nefes çekerek öğrenmiyor. Emek ve mücadele veriyor. Ben çalışmanın şans getirdiğine inan birisi olarak diyebilirim ki bugüne kadar şansı sadece çalışmada gördüm. Türkiye'de bir çok adından söz ettiren iş insanını incelediğimde hayat hikayelerinde bunu çok daha ağır gördüm.

Ticarete bakış açınız nedir?

Ticaret demek risk demektir. Şirket açmak çok mühim bir durum değil, önemli olan onu yürütebilmektir. Bugün şirket açmaya karar verin, yarım saat içerisinde şirket açabiliyorsunuz. Elinize kağıdı veriyorlar ve yoklama memuru geliyor. Şirket açılışını yapıyor. Peki sonra.. Sonrası ilkteki gibi değil. Açtım hadi yürüsün şimdi demekle olmuyor. Emek, sabır, çok çalışma gerekiyor. Ticareti asla kötülemiyorum. Aksine yapılması gerektiğini savunuyorum. Ama inişinde, çıkışında bol olduğunu savunuyorum. Ticaret “dosta gidecek temiz araç satıyorum” demekle olmuyor. Ticaret çok ciddi sorumlulukları olan resmi yapılan bir iştir.

Yeni yatırımınız var mı?

Elbette. Bu bir sır değil, ama yeni bir oluşum olduğundan dolayı da hepsini açıklamamda doğru değil. Zamanı geldiğinde ayrıca detaylı konuşabiliriz. Yeni yatırım bulut teknolojisi ve bulut üzerinden pazarlama olacak. En büyük güzel yanıda taahhütsüz olması olacak. Şimdilik bu kadarı yeter diye düşünüyorum.

www.avcigrubu.com.tr


        YORUM YAZ