İsmail Yaşa

Dubai BAE’nin politikalarından rahatsız mı?


08.08.2018

Birleşik Arap Emirlikleri, yedi emirliğin birleşmesiyle oluşan bir federasyon ve Dubai de o emirliklerden biri.

Diğer emirlikler ise Abu Dhabi, Eş-Şarika, Ra's El-Hayme, Acman, Ummu'l-Kayveyn ve El-Fuceyra.

Daha ünlü olduğu için çoğu kimse Dubai'yi BAE'nin başkenti zannetse de ülkenin başkenti Dubai değil Abu Dhabi'dir.

BAE'yi hâlihazırda fiilen yöneten Muhammed Bin Zayed Abu Dhabi Veliaht Prensi.

Devlet Başkanı Halife Bin Zayed ise adeta yok hükmünde.

Arap sokağında zaman zaman Dubai Emiri, BAE Devlet Başkanı Yardımcısı ve Başbakanı Muhammed Bin Raşid Âl Mektum'un Abu Dhabi'nin politikalarından rahatsız olduğu konuşulur.

Örneğin, Katar'la yaşanan krizi onaylamadığı söylenir.

Âl Mektum, cumartesi günü Twitter hesabında şunları yazdı:

“Hayat bana Arap dünyasında siyasete çok fazla dalmanın vakit kaybı olduğunu, ahlakı bozduğunu ve kaynakların heba edilmesine yol açtığını öğretti. Halkı için bir şeyler yapmak isteyenin çalışma alanı vatandır. Tarih bunun şahididir. Ya kendinden bahsettiren büyük başlarılar elde edilir ya da kelimelerinin ve sayfalarının hiçbir değeri olmayan boş nutuklar atılır.”

Daha sonra da şöyle dedi:

“Arap dünyasında haddinden fazla siyasetçi var. Fakat idareci eksikliği yaşanıyor. Sorunumuz kaynak değil, idare sorunu. Çin'e ve Japonya'ya bakın. Doğal kaynakları yok fakat nereye ulaştılar. Petrol, doğalgaz, su ve insana sahip ülkelere bakın. Kendi kalkınma özgürlüğüne dahi sahip değiller. Halklarına yol ve elektrik gibi temel hizmetleri dahi sunamıyorlar.”

Muhammed Bin Raşid Âl Mektum'un bu sözleri, Abu Dhabi Veliaht Prensi Muhammed Bin Zayed ile Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed Bin Selman ikilisinin maceracı politikalarına yöneltilmiş ağır bir eleştiri olarak algılandı.

Âl Mektum, BAE'nin ve Suudi Arabistan'ın bölgede birçok ülkenin iç işlerine müdahale ederek sorunlara yol açmasının ülke ekonomisine zarar verdiğinin mutlaka farkındadır.

New York Times'a göre Abu Dhabi, Yemen'e müdahale gibi birçok önemli dış politika kararında diğer emirliklerin görüşüne başvurma ihtiyacı hissetmedi.

Bu durumun federasyonu oluşturan emirlikler arasında rahatsızlığa yol açtığı söyleniyor.

Yemen'de hayatını kaybeden BAE askerlerinin çoğunluğunun El-Fuceyra gibi küçük emirliklerden olmasının da rahatsızlığı büyüttüğü ifade ediliyor.

İki maceracı veliaht prensin fevri kararlarının Dubai'ye zarar vermesinden Muhammed Bin Raşid'in rahatsız olması gayet normal.

Örneğin, Kanada ve Suudi Arabistan arasında yaşanan son kriz.

Kanadalı yetkililerin Suudi Arabistan'da bazı insan hakları aktivistlerinin gözaltına alınmasını eleştirmesinin ardından Suudi Arabistan, Kanada'nın Riyad Büyükelçisi'ni istenmeyen kişi ilan etti.

Bahreyn ve BAE, Suudi Arabistan'dan yana tavır aldı.

Bu arada, Suudi Arabistan hükümetine ait resmi Twitter hesaplarından birinde Kanada'yı tehdit eden ve 11 Eylül saldırılarını hatırlatan bir paylaşım yapıldı.

“Arapça deyişte de belirtildiği gibi, kendisini ilgilendirmeyen işlere karışan hoşuna gitmeyecek şeylerle karşılaşır” yazılı paylaşıma eklenen görselde Air Canada uçağının Kanada'nın sembollerinden CN Kulesi'ne doğru yöneldiği görülüyordu.

Gelen yoğun tepkiler üzerine görsel değiştirilerek uçaksız yeni bir paylaşım yapıldı fakat tepkiler dinmedi.

Yıllarca 11 Eylül saldırılarıyla ilgili olmadığını anlatmaya çalışan Suudi Arabistan, adeta kendi ayağına sıktı.

Suudi Arabistanlı yetkililer paylaşımlarını silen söz konusu hesabı kişisel bir hesap gibi göstermeye çalışsalar da günlerce reklamını yaptıkları hesabın hükümete ait olduğunu herkes biliyor.

“Kuzenim yazmış” palavrasına artık kimse inanmıyor.

Muhammed Bin Raşid Âl Mektum, bu tür düşüncesiz ve sorumsuz politikaların Dubai'ye zarar vermesini istemiyorsa Twitter hesabında eleştiri yapmak yerine açıkça isyan bayrağını çekmeli.



    YORUM YAZ

YORUMLAR

Foto Galeriler Videolar Yazarlar Günün Özeti
ÇOK OKUNANLAR
TİMETÜRK SON HABERLER
TİMETÜRK BİYOGRAFİ