Birinci Gıyaseddin Keyhüsrev


Yedinci Anadolu Selçuklu hükümdarı I. Gıyaseddin Keyhüsrev. I. Gıyaseddin Keyhüsrev kimdir? işte I. Gıyaseddin Keyhüsrev'in biyografisi

I. Gıyaseddin Keyhüsrev 1164 yılında doğdu.

1186'da ülkesini oğulları arasında paylaştıran babası ona melik sıfatıyla Borgulu ve Kütahya yörelerinin yönetimini verdi. Meliklik döneminde idaresi altındaki uç bölgesinde oturan Türkmenler ve ağabeyleri Muhyiddin Mesud ve Kutbüddin Melikşah ile birlikte Bizans İmparatorluğu'na, Alman İmparatoru Friedrich Barbarossa kumandasındaki Haçlı ordularına ağır kayıplar yaşattı

II. Kılıç Arslan hayattayken oğulları arasında veliahtlık mücadelesi başladı. Sivas Meliki Kutbüddin Melikşah Konya'da kendisini zorla veliaht ilân ettirince Borgulu'ya giden II. Kılıçarslan, Keyhüsrev'i veliaht ilan etti. Birlikte Konya'ya yürüyüp şehre hakim oldular. Aksaray'a kaçan Kutbeddin'in peşinden giden Gıyaseddin Keyhüsrev babası ile birlikte şehri kuşattı. Kuşatma sırasında II. Kılıçarslan hastalanıp ölmesi üzerine Gıyaseddin Keyhüsrev 1192 yılında Konya'da tahta çıktı 

I. Gıyaseddin Keyhüsrev, 1196'ya kadar sürecek ilk saltanatı döneminde Menderes nehrine kadar uzanan Bizans topraklarını fethetti. Bu sırada özellikle Karia ve Tantalus halkından esir aldığı Hıristiyan halkı nüfuzu azalmış olan Akşehir bölgesine yerleştirdi. Kendilerine toprak, ziraat aletleri ve tohumluk verip beş yıl vergiden muaf tuttuğu esirler; Bizans'la anlaşma sağlandığında ülkelerine dönmediği gibi kimi Bizans şehirlerinin Hristiyan halkı da kitleler halinde Selçuklu ülkesine göç etti.

Bu dönemde kardeşlerinden Tokat Meliki Rükneddin Süleyman Şah, onu devirip hükümdar olmak için hazırlıklar yapmaktaydı. Süleyman Şah, Keyhüsrev'in babasını zehirlediği iddiası ile onu yıpratmağa ve hükümdar olduğunda kardeşlerini yerlerinde bırakacağına söz vererek onları kendi yanına çekmeğe çalıştı. Sonunda Konya üzerine yürüyerek şehri kuşattı. Dört aylık kuşatmadan sonra Gıyaseddin Keyhüsrev, Konya halkının çektiği sıkıntıyı bizzat yaşadığı için şehri terk edeceğini bildirdi, iki taraf arasında anlaşmanın imzalanmasından sonra şehri terk etti.

Konya'dan ayrıldıktan sonra dokuz yıl sürecek gurbet hayatına başlayan Gıyaseddin Keyhürev, tahtı yeniden elde etmek ümidiyle diğer kardeşlerini çevredeki hükümdarları ziyaret etti. Önce Selçuklular'a tâbi Klikya Ermeni Kralı Leon'un prenslik merkezi Sis'te, ardından kardeşleri Tuğrul Şah ve Kayser Şah'ın yanında Elbistan ve Malatya'da kaldıktan sonra Eyyûbîlerin Suriye sultanı el-Melikü'l-Âdil'in yanına Halep'e gitti. Bir süre de Âmid'de ve Ahlatşahlar'dan Balaban'ın yanında kaldı.

Ziyaret ettiği hükümdarlardan umduğu desteği bulamayınca Trabzon'a geçerek oradan bir gemiyle İstanbul'a gidip Bizans'a sığındı. İmparator III. Aleksios Angelos, onu Bizans'ın ileri gelen devlet adamlarından Manuel Mavrozomes'in kızı ile evlendirdi. Keyhusrev, Haçlılar'ın 1204 yılında İstanbul'u işgali üzerine kayınpederinin malikanesine gitmek zorunda kaldı.

II. Süleyman Şah, 1204'te öldüğünde yerine bir süre II. Süleyman Şah'ın çocuk yaştaki oğlu III. Kılıç Arslan geçti ama 8 ay hüküm sürebildi. Kardeşinin ölüm haberini alan I. Gıyaseddin Keyhüsrev, Sultan'ın çocuk yaşta olmasından rahatsız olan devlet adamlarının çağrısına uyarak tahtını yeniden ele geçirmek üzere harekete geçti. Konya'ya gidebilmek için İznik Rum İmparatorluğu topraklarından geçmek zorundaydı. Bu devletin başında olan Laskaris'in şartlarını kabul etmek zorunda kaldı: 

Eski meliklik şehri Uluborlu'ya gidip hazırladığı ordu ile Konya üzerine yürüdü. Bir aylık kuşatma başarısız olunca Ilgın'a çekildi. Babasının askeri üssü olan Aksaray'ın halkı kendisini davet edince Aksaray ile Konya şehirleri arasındaki geleneksel rekabet, Konyalılar'ın da onu davet etmesini ve Konya'da adına hükümdar olarak hutbe okunmasını sağladı. Hemen şehre giden Keyhusrev, 1205 yılında ikinci kez tahta çıktı Konyalıların III. Kılıçarslan'a dokunulmaması şartı nedeniyle Tokat 'ın idaresini yeğenine verdiyse de sözünde durmayıp onu Tokat'a göndermedi, ortadan kaldırdı Tahtını elde eder etmez kızkardeşi Nevher Nesibe adına Kayseri'de bir Dârüşşifâsı ve Tıp Medresesi inşa ettirdi. Bu çifte yapı, İslâmî dönemde Anadolu'da yaptırılan en eski hastahane ve dünyanın ilk tıp fakültelerinden birisi oldu

I. Gıyaseddin Keyhüsrev Karadeniz'deki ticaret yollarını kesen Trabzon İmparatorluğu üzerine bir sefer düzenleyerek bu yolu yeniden Türklere açtı. Ayrıca Gıyaseddin Keyhüsrev, İznik Rum İmparatorluğu'nu kuran Laskaris'in yayılma politikasına karşı tedbir olarka kayınpederi Manuel Mavrozomes'e Menderes vadisi, Denizli Honaz yöresinin idaresini verdi.

Türkiye Selçukluları, kendilerini denizaşırı ülkelere ulaştıracak bir limanları olmadığından, Anadolu toprakları üzerinde gerçekleşen ticaretten yeterince yararlanamıyordu. Bunun farkında olan Gıyaseddin Keyhüsrev, önemli dış ticaret limanı olan ve Latinlerin İstanbul'u işgalinden sonra Aldo Brandini adlı bir İtalya'nın kontrolüne geçmiş bulunan Antalya'yı 1206'da kuşattı. Kıbrıs Kralı Gautier de Montbeliard'dan yardım alması kuşatmanın sonuçsuz kalmasına neden oldu. Sultan, kuşatmayı kaldıdı ancak ertesi sene şehrin Bizans ahalisi ile anlaşarak şehri tekrar kuşatma altına aldı. 5 Mart 1207'de şehir fethedildi. Antalya'ya atanan ilk vali, Mübarezeddin Ertokuş oldu ve bu görevi 22 yıl sürdürdü. Antalya'nın fethi ile güneyde önemli bir ticaret limanı ve şehrine sahip olan Selçuklular ilk defa Avrupalılar'la ticari ilişkilere girip antlaşmalar yaptılar.[

Gıyaseddin Keyhüsrev, güneydoğudaki ticari gelişmeye verdiği önem nedeniyle Antalya'nın fethinin arından Klikya Ermeni Krallığı'na karşı harekâta girişti. Önce Eyyubiler'in eline geçmiş bulunan Maraş'ı ardından Ermenilerin eline geçmiş olan Petrus'u Selçuklu topraklarına kattı. Ermeni Prensi Leon'la Anadolu Selçukluları'na sadık kalması, Türkiye-Suriye ticaret yoluna ve Halep Eyyûbî sınırlarına saldırmaması, ayrıca savaş tazminatı ödemesi şartıyla bir barış antlaşması imzaladı.

I. Gıyaseddin Keyhüsrev, sultanların ülke topraklarını oğulları arasında paylaştırma geleneğine son vererek merkezi yönetimi güçlendirdi. Vilayetleri yönetmekle görevlendirilen şehzadeleri merkezi yönetime bağlı birer vali durumuna getirdi.

I. Teodor Laskaris yönetimindeki İznik İmparatorluğu'nun güçlenmesinden rahatsızlık duyan Sultan I. Gıyaseddin Keyhüsrev, geçmişte kendisini İstanbul'daki sarayda ağırlamış olan III. Aleksios'u Laskaris'in yerine İznik İmpratorluğu tahtına çıkarmak üzere 1211'de harekete geçti. Alaşehir Muharebesinde bir Frenk paralı askeri tarafından öldürüldü. Geçici olarak Alaşehir'e gömülen sultanın cesedi, daha sonra Konya'ya götürülüp Alâeddin Camii yanındaki Sultanlar Türbesi'ne defnedildi.



    YORUM YAZ

YORUMLAR

Foto Galeriler Videolar Yazarlar Günün Özeti
ÇOK OKUNANLAR
TİMETÜRK SON HABERLER
TİMETÜRK BİYOGRAFİ